Belki trafiği de NATO çözerdi!
Ankara’daki NATO Zirvesi hazırlıklarını izlerken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Keşke bu zirve Bursa’da yapılsaydı…
Belki o zaman yıllardır konuştuğumuz ama bir türlü çözülemeyen kronik sorunlarımız da birkaç günde tarihe karışırdı.
Çünkü gördük ki mesele “yapılamaması” değilmiş.
Mesele, kimin geleceğiymiş.
Birkaç günlüğüne dünyanın en güçlü liderleri gelecek diye yollar yeniden asfaltlanıyor, çukurlar kapanıyor, refüjler düzenleniyor, binalar boyanıyor, taksicilere nezaket eğitimi veriliyor, araçların standartları yükseltiliyor, şehir adeta vitrindeki en pahalı ürüne dönüştürülüyor.
Demek ki bütün bunlar mümkünmüş.
Yıllardır “ödenek yok”, “programda yok”, “ihale bekleniyor”, “çalışma planlandı” denilen işler meğer birkaç gün içinde de yapılabiliyormuş.
O zaman insanın canı sıkılıyor.
Çünkü vatandaş için yıllarca beklenen hizmetler, yabancı devlet başkanları geleceği zaman bir anda hız kazanıyorsa, ortada sorgulanması gereken bir öncelik sıralaması vardır.
⸻
Bursa’nın neyi eksik?
Sabah ve akşam saatlerinde kilitlenen yolları mı?
Bozuk asfaltlar mı?
Plansız trafik mi?
Her gün binlerce insanın saatlerini yolda harcaması mı?
Yoksa herkesin artık kanıksadığı o meşhur “Bursa trafiği” mi?
Belki NATO Zirvesi Bursa’da yapılsaydı…
Mudanya Çevre Yolu projesi bir haftada biterdi.
Acemler’de trafik akmaya başlardı.
İzmir Yolu’ndaki düğümler çözülürdü.
Şehrin girişleri pırıl pırıl olurdu.
Yıllardır bekleyen bazı projeler “acil” koduyla tamamlanırdı.
Kim bilir…
Belki bir haftada vatandaşın yıllardır göremediği hizmeti görürdük.
⸻
İşin en acı tarafı ise şu:
Hiç kimse yapılan hizmetlere karşı değil.
Tam tersine…
İnsanlar yollar yapılsın, kaldırımlar düzelsin, çevre temizlensin, ulaşım rahatlasın istiyor.
Eleştirilen şey hizmet değil.
Hizmetin zamanlaması.
Vatandaş yıllarca aynı çukuru ezberliyor.
Aynı kavşakta her sabah yarım saat bekliyor.
Aynı trafik çilesini çekiyor.
Sonra bir gün önemli misafirler geliyor ve bir bakıyorsunuz, aylar süreceği söylenen işler birkaç gecede bitivermiş.
⸻
Ankara’da taksicilere kıyafet düzenlemesi yapıldığı, nezaket eğitimleri verildiği, şehrin en ince ayrıntısına kadar elden geçirildiği konuşuluyor.
Demek ki istenince oluyormuş.
O halde vatandaş da doğal olarak soruyor:
Bu özen neden sadece misafirler için?
Bu titizlik neden her gün bu şehirde yaşayan insanlar için gösterilmiyor?
⸻
Belki de çözüm çok basit.
Her yıl NATO Zirvesi Türkiye’de yapılsın.
Üstelik her yıl farklı bir şehirde…
Bir yıl Bursa…
Sonraki yıl Adana…
Ardından Samsun…
Sonra Erzurum…
Belki o zaman Türkiye’nin 81 ili de hak ettiği yatırımı alır.
Normal olan; şehirlerin yabancı konuklar geleceği için değil, kendi vatandaşları bunu hak ettiği için güzelleştirilmesidir.
⸻
Bursa’nın dünya liderlerine ihtiyacı yok.
Bursa’nın yıllardır beklediği hizmete ihtiyacı var.
Çünkü bu şehrin yollarını kullananlar NATO konvoyları değil.
Her sabah işe gitmeye çalışan insanlar.
Okuluna yetişmeye çalışan öğrenciler.
Ambulans bekleyen hastalar.
Esnaf.
İşçiler.
Emekliler.
Yani bu şehrin gerçek sahipleri.
Son söz…
Ankara’daki hazırlıkları izlerken aklımdan tek bir cümle geçti:
Acaba Bursa’nın trafik sorununu da NATO çözer mi?
Çünkü görünen o ki, bazı sorunlar vatandaş isteyince değil; dünyanın gözü üzerimize çevrilince çok daha hızlı çözülebiliyor.