BURSA CHP’DE NÖBET BU GECE BİTİYOR MU?

Yayınlama: 26.06.2026
126
A+
A-

Bursa CHP İl Başkanlığı’nda günlerdir süren nöbette her geçen gün hem içeride hem dışarıda tansiyonun biraz daha yükseldiğine hep birlikte şahit oluyoruz.

Nihat Yeşiltaş ve yönetiminin görevden alınmasıyla başlayan süreçte taraflar arasındaki gerginlik de gün geçtikçe daha da artıyor.

Şu ana kadar kamuoyuna yansımış kesinleşmiş bir karar ya da resmi bir açıklama olmasa da Ankara ve Bursa kulislerinde, il başkanlığı binasında mevcut durumun bu gece sonlandırılmasına yönelik bir girişim olabileceği konuşuluyor.

Belki de tam da bu nedenle herkesin bir kez daha durup düşünmesi gereken bir noktadayız.

Nihat Yeşiltaş ve yönetiminin, görevden alınma kararını hukuka aykırı gördükleri için günlerdir “baba ocağı” dedikleri il başkanlığında nöbet tutmaları bana göre anlaşılır, hatta onurlu bir duruştur.

Ancak aynı şekilde, bu sürecin sonunda yaşanabilecek görüntülerin de partinin geleceği açısından nasıl bir iz bırakacağı mutlaka düşünülmelidir.

Çünkü olası bir müdahalede aynı partinin insanlarının birbirleriyle ya da güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmesi… Ki son günlerde toplum olarak buna fazlasıyla şahit oluyoruz… Kimin haklı olduğundan bağımsız olarak en çok CHP’yi yıpratacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Oysa verilebilecek çok daha güçlü bir duruş var.

“Biz bu binaya zarar vermedik, vermeyiz de… Baba ocağımıza da, insanımıza da zarar gelsin istemiyoruz. Mücadelemizden vazgeçtiğimiz için değil; partimize, gençlerimize ve insanımıza zarar gelmesini istemediğimiz için bugün buradan ayrılıyoruz.”

İnanıyorum ki böyle bir duruş, verilen mücadelenin değerini azaltmayacak; aksine toplumun gözünde çok daha büyütecektir.

Kaldı ki siyaset uzun bir yolculuktur.

Bugün ayrılmak zorunda kaldığınız bir kapıdan, yarın çok farklı şartlarda, belki de alkışlarla yeniden girmeniz mümkün değil mi?

Bunun örneklerini geçmişte defalarca yaşamadık mı? Hala yaşamaya devam etmiyor muyuz?

O yüzden geriye kırılmış kapılar, kötü görüntüler ya da birbirine zarar vermiş insanlar değil; “Biz mücadelemizi verirken bile partimize zarar vermedik.” mesajının kalması bana göre çok daha önemlidir.

Sonuçta bu bina da, bu parti de, bu mücadele de günü geldiğinde yine aynı insanların ortak değeri olmaya devam etmeyecek mi?

Belki de bu gecenin sonunda en büyük kazanım; ne bir tarafın diğerine üstünlük kurması ne de bir binanın kimin elinde kaldığı olacaktır.

Belki de asıl kazanan; binada kalan değil, partisini ve insanını koruyabilen olacaktır…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.