Bursa iş dünyasının nefesini tutarak takip ettiği BTSO seçimlerinde 13 yıllık İbrahim Burkay dönemi sona erdi. Yönetim Kurulu Başkanlığına Özer Matlı seçilirken, Meclis Başkanlığını Burkay grubunun desteklediği Erol Dağlıoğlu kazandı. Gün boyunca seçimleri yerinde takip eden Bursa Yazıyor, yeni başkanın seçim sonrası ilk özel röportajını gerçekleştirdi.
…..
Bursa bugün yalnızca bir oda seçimine değil, uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek bir mücadeleye tanıklık etti.
Aylardır devam eden görüşmeler, kulisler, karşılıklı açıklamalar, iddialar, liste hesapları ve son ana kadar süren yoğun bir seçim trafiği…
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) uzun yıllardır böylesine heyecanlı bir seçim yaşanmamıştı desek, sanırım abartmış olmayız.
Öyle ki, yaşananlar yerel ve genel seçimleri aratmadı!
Bir tarafta 13 yıldır BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten İbrahim Burkay, diğer tarafta değişim mesajıyla yola çıkan Özer Matlı…
İki güçlü isim, iki farklı liste ve Bursa iş dünyasının geleceğini belirleyecek bir seçim.
Biz de Bursa Yazıyor olarak gün boyunca BTSO’daydık.
Her iki grubun temsilcilerini, destekçilerini, seçim salonundaki hareketliliği ve sonuçların açıklanmasıyla değişen atmosferi yerinde takip ettik.
Heyecan vardı, gerginlik vardı, bekleyiş vardı.
Ve sonunda sandıktan değişim çıktı!
13 YILLIK DÖNEM SONA ERDİ!
Aslında bu yarışın ilk önemli sonucu 1 Ekim’de yapılan 70 meslek komitesi seçimlerinde ortaya çıkmıştı.
Yeşil Liste ile yarışan Özer Matlı’nın meclis aritmetiğinde üstünlük sağlaması, 8 Ekim’deki başkanlık seçiminin de oldukça çekişmeli geçeceğinin işaretiydi.
Ancak hiçbir şey son ana kadar kesin değildi.
Komite seçimlerinin ardından başlayan görüşmeler, meclis üyeleriyle kurulan temaslar ve gruplar arasındaki pazarlıklar seçim gününe kadar sürdü.
Ve 8 Ekim geldiğinde gözler 159 üyeli BTSO Meclisi’ne çevrildi.
Yönetim Kurulu Başkanlığı seçiminde ortaya çıkan tablo şöyleydi:
* Özer Matlı: 82 oy
* İbrahim Burkay: 74 oy
* Geçersiz oy: 2
* Oy kullanmayan: 1
Böylece Özer Matlı, BTSO’nun yeni Yönetim Kurulu Başkanı oldu.
İbrahim Burkay’ın 13 yıllık başkanlık dönemi ise sona erdi.
Bu sonuç yalnızca sekiz oy farkıyla kazanılmış bir seçim değildi.
Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin başlangıcıydı.
YÖNETİM MATLI’DA, MECLİS BAŞKANLIĞI DAĞLIOĞLU’NDA!
Seçimin dikkat çekici bir başka sonucu ise Meclis Başkanlığında yaşandı.
İbrahim Burkay grubunun desteklediği Erol Dağlıoğlu, Özer Matlı’nın desteklediği Cem Ünal’ı geride bırakarak BTSO Meclis Başkanı seçildi.
Dolayısıyla BTSO’da farklı bir yönetim tablosu ortaya çıktı.
Yönetim Kurulu Başkanlığı Özer Matlı’da, Meclis Başkanlığı ise Burkay grubunun desteklediği Erol Dağlıoğlu’nda…
Seçim öncesindeki kulisleri hatırlayanlar bu sonucun neden önemli olduğunu daha iyi anlayacaktır.
Çünkü günlerdir en fazla konuşulan isimlerden biri de Erol Dağlıoğlu’ydu.
Peki, seçim dönemindeki rekabet yeni dönemde ortak çalışma anlayışına dönüşebilecek mi?
Yönetim Kurulu ile Meclis Başkanlığı arasında nasıl bir ilişki kurulacak?
Farklı listelerden seçilen meclis üyeleri Bursa’nın ortak çıkarları etrafında buluşabilecek mi?
Bu soruların yanıtlarını önümüzdeki süreçte göreceğiz.
BURKAY’IN MATLI’YI TEBRİK ETMESİ ÖNEMLİYDİ!
Seçim sonrasında dikkatimi çeken görüntülerden biri de İbrahim Burkay’ın Özer Matlı’yı tebrik etmesiydi.
Aylardır devam eden ve zaman zaman oldukça sertleşen bir seçim mücadelesinin ardından bu davranışı önemli buluyorum.
Sonuçta seçimler kazanılır ya da kaybedilir.
Ama kurumlar kalır.
BTSO da yalnızca bir başkanın ya da grubun değil, Bursa iş dünyasının ortak çatısıdır.
Dolayısıyla seçim sonrasında gösterilen bu yaklaşımın yeni dönemde de devam etmesi, kurumun geleceği açısından değerli olacaktır.
SEÇİM HEYECANI KUTLAMALARA DÖNÜŞTÜ!
Sonuçların açıklanmasıyla birlikte gün boyunca süren gergin bekleyiş yerini kutlamalara bıraktı.
Tebrikler, alkışlar, telefon görüşmeleri, fotoğraf çektirmek isteyenler…
Seçim alanındaki hareketlilik sonuçların ardından daha da arttı.
Gün boyunca sandık sonuçlarını bekleyen destekçilerin sevinci görülmeye değerdi.
Ancak kutlamaların ardından artık yeni bir sorumluluk dönemi başlıyor.
Nitekim Özer Matlı da seçim sonrasında kendisine yönelttiğimiz ilk sorulardan birine verdiği yanıtla tam olarak bunu vurguladı.
ÖZER MATLI’DAN İLK ÖZEL RÖPORTAJ BURSA YAZIYOR’A!
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından BTSO’nun yeni Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ile ilk özel röportajı Bursa Yazıyor olarak biz gerçekleştirdik.
Gün boyunca yaşanan seçim heyecanını ve zorlu mücadeleyi takip ederken yeni başkana merak edilen soruları da yönelttik.
Seçim zaferinin ardından neler hissediyordu?
Üstlendiği sorumluluğu nasıl değerlendiriyordu?
Seçim sürecinde yaşanan tartışmalar hakkında ne düşünüyordu?
Üyelerin oy kullanma hakkı ve şeffaflık konusunda nasıl bir yaklaşım ortaya koyacaktı?
Nasıl bir başkan olacaktı?
Bursa ve Bursaspor için neler yapmayı düşünüyordu?
İşte bütün bu sorularımızı Özer Matlı’ya yönelttik. Yeni başkan da sorularımızı yanıtladı.
“17.30’DAKİ DUYGUYLA ŞU ANKİ DUYGU BAŞKA!”
Öncelikle seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından neler hissettiğini sorduk.
Matlı’nın yanıtı, seçim zaferinin sevincinden çok üstlendiği sorumluluğa odaklanıyordu.
“17.30’da arkadaşların içerisindeki seçim başarısının duygusu vardı. Ama şu anki duygu 60 bin üyenin sorumluluk duygusu. Bu duyguyla yaşayıp bundan sonra fikir üretmeye başlamamız, çalışmamız lazım.”
Bu sözler yeni dönemin en önemli mesajlarından biriydi.
Çünkü artık Özer Matlı yalnızca Yeşil Liste’nin değil, kendisine oy veren ya da vermeyen bütün üyelerin başkanı.
Ve seçim döneminde verdiği sözleri hayata geçirme sorumluluğu taşıyor.
“ÜÇ YERE GİRDİM, ÜÇÜNDE DE KAZANDIM!”
Matlı’ya geçmiş seçim deneyimlerini ve bu zorlu süreci de sorduk.
Karacabey ve Bursa Ticaret Borsası seçimlerini hatırlatan Matlı, üç farklı seçim yarışından da galip çıktığını belirtti.
“Üç yere girdim, üçüncüde de kazandım.”
Ancak bunun kişisel bir övgü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı.
“Demek ki girdiğim yerlerde üyemizle bir ilişki kurabildik, bir süreci yönetebildik. Onlar da bize güvendi ve bizi takdir etti. Bu görevlere layık etti.”
Bu açıklamada özellikle üyelerle kurulan ilişkiye dikkat çekmesi önemliydi.
Çünkü BTSO seçimleri boyunca en fazla tartışılan konulardan biri de üyelerin yönetimle kurduğu iletişimdi.
“İNSANLAR KİME İSTERSE OYUNU VEREBİLMELİ!”
Röportajımızda seçim sürecinde yaşanan tartışmaları da gündeme getirdik.
Özellikle oy kullanma hakkı ve seçimlerde şeffaflık konusundaki değerlendirmelerini sorduk.
Matlı’nın yanıtı şöyleydi:
“İnsanlar sevdiğine oy verebilir. Ben öbür listeye oy vereyim diyebilir. Hiçbirine bir şey söylemiyorum. Ama kime isterse oyunu vermesi gerekiyor.”
Seçim sürecinde yaşanan bazı durumların araştırılması gerektiğine de dikkat çekti.
Bence üzerinde durulması gereken önemli açıklamalardan biri buydu.
Çünkü demokratik bir seçim yalnızca sandıktan çıkan sonuçla değerlendirilmemeli.
Üyelerin seçme hakkını özgürce kullanabilmesi, eşit koşullarda yarışabilmesi ve seçim süreçlerinin şeffaf yürütülmesi de en az sonuç kadar önemli.
Peki, bundan sonraki BTSO seçimlerinde bu konuda yeni düzenlemeler yapılacak mı?
Seçim sürecinde dile getirilen aksaklıklar araştırılacak mı?
Üyelerin seçimlere katılımını kolaylaştıracak adımlar atılacak mı?
Bunları da takip edeceğiz.
“ULAŞILABİLİR BİR BAŞKAN OLACAĞIM!”
Yeni başkana yönelttiğimiz bir diğer soru da üyelerle iletişim konusundaydı.
Matlı, bu konuda oldukça net konuştu.
“Ulaşılabilir bir başkan olduğum konusunda bizim şirkette de bunu gösterdik. Benim telefon numaram aynı, hiç değişmedi. Her arayana da cevap veririm.”
Meclis üyeleriyle birebir iletişim kurmak istediğini de özellikle vurguladı.
“Elini sıkmadığım bir meclis üyesiyle ben hiçbir şey yapamam. Onların hepsinin başımın üstünde yeri var.”
Bu sözlerin yeni dönemde nasıl karşılık bulacağı önemli.
Çünkü ulaşılabilir olmak yalnızca telefonlara yanıt vermekle sınırlı değil.
Küçük işletmelerin sorunlarını dinlemek, farklı sektörlerin taleplerini dikkate almak, üyeleri karar süreçlerine dahil etmek ve kurumsal şeffaflığı sağlamak da bunun bir parçası.
Matlı’nın bu sözleri, bundan sonraki dönemde kendisine hatırlatılacak vaatler arasında yerini aldı.
BURSA VE BURSASPOR’U DA SORDUK!
Röportajımızın sonunda Bursa’nın yeşil-beyaz renklerini ve Bursaspor’u da gündeme getirdik.
Matlı, Bursa’ya ve Bursaspor’a yönelik katkılarının devam edeceğini söyledi.
Ancak burada özellikle gönüllülük esasına vurgu yaptı.
Bursa’nın yararına olacak çalışmalarda yer almaya devam edeceklerini ifade etti.
Bursaspor’un kent için taşıdığı anlam düşünüldüğünde bu açıklama da dikkat çekiciydi.
Çünkü Bursa’nın sanayisi, ticareti, kültürü ve sporu birbirinden bağımsız düşünülemez.
BTSO’DAKİ DEĞİŞİM BURSA’YA NE KAZANDIRACAK?
Seçim bitti.
Kazanan belli oldu.
Şimdi önümüzde yeni bir dönem var.
Ancak BTSO’da yaşanan bu değişimi yalnızca oda üyeleri açısından değerlendirmek eksik olur.
Çünkü BTSO, Bursa’nın ekonomik hayatında önemli bir yere sahip.
Sanayiden ticarete, ihracattan istihdama, mesleki eğitimden yatırım kararlarına kadar pek çok alanda kentin geleceğini etkileyebilecek bir kurumdan söz ediyoruz.
Dolayısıyla yeni yönetimin alacağı kararlar yalnızca oda üyelerini değil, doğrudan ya da dolaylı olarak Bursa’da yaşayan binlerce insanı da ilgilendiriyor.
Bir sanayi kuruluşunun üretimini artırması yeni istihdam demek.
Bir işletmenin ayakta kalabilmesi, çalışanların ve ailelerinin geçimi demek.
Yeni yatırımlar, gençlerin iş bulma olanaklarının artması demek.
Ancak Bursa’nın meseleleri yalnızca üretim ve ihracat rakamlarından ibaret değil.
Plansız sanayileşme, çevre sorunları, trafik, kentleşme, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve yaşam kalitesi de ekonomik büyümeyle birlikte değerlendirilmesi gereken başlıklar.
İşte bu nedenle yeni BTSO yönetiminin yalnızca daha fazla üretimi değil, nasıl bir Bursa’da yaşamak istediğimizi de dikkate alması gerekiyor.
Peki, Özer Matlı yönetimindeki BTSO, Bursa’nın geleceğine ilişkin nasıl bir vizyon ortaya koyacak?
Sanayinin büyümesiyle kentin yaşam kalitesi arasında denge kurulabilecek mi?
Küçük işletmeler ve büyük sanayi kuruluşları aynı ölçüde temsil edilebilecek mi?
Üniversitelerle, yerel yönetimlerle ve diğer kurumlarla nasıl bir iş birliği geliştirilecek?
Ve en önemlisi…
BTSO’da yaşanan değişim, Bursa’da yaşayan insanların hayatına nasıl yansıyacak?
Bence bundan sonraki dönemin en önemli sorusu bu.
Çünkü bir kentin ekonomik gücü yalnızca rakamlarla değil, o kentte yaşayan insanların refahıyla da ölçülmeli.
Özer Matlı’nın Bursa Yazıyor’a verdiği ilk özel röportajda söylediği şu cümleyi bu nedenle önemli buluyorum:
“Şu anki duygu 60 bin üyenin sorumluluk duygusu.”
Evet, bu büyük bir sorumluluk.
Ancak BTSO Başkanlığı, temsil ettiği üyelerin ötesinde Bursa’nın ekonomik ve toplumsal geleceği açısından da önemli bir görev.
Bu nedenle yeni dönemi yalnızca seçim sonuçları üzerinden değil, ortaya konulacak çalışmalar ve bunların kente sağlayacağı katkılar üzerinden değerlendirmek gerekiyor.
Biz de Bursa Yazıyor olarak seçim öncesinde olduğu gibi seçim sonrasında da sorularımızı sormaya, verilen sözleri takip etmeye ve Bursa’nın gündemini kamuoyuna taşımaya devam edeceğiz.
Çünkü bizim için önemli olan yalnızca kimin kazandığı değil, kazananın Bursa’ya ne kazandıracağıdır.
Sandıktan değişim çıkması önemlidir. Ama asıl değişim, sandıktan sonra başlar!
Kamera: Özgür CAN
Röportaj: Çağla ŞAHİN