Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim takvimi yaklaşırken, iş dünyasının gündemi de giderek hareketleniyor.
Bir tarafta 2013 yılından bu yana BTSO’yu yöneten İbrahim Burkay, diğer tarafta Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı…
İki isim de Bursa’nın geleceğine ilişkin projelerini anlatıyor.
Ancak bu yarışta yalnızca vaatlere değil, geçmişte yapılan işlere ve bugün yanıt bekleyen sorulara da bakmak gerekiyor.
Çünkü Bursa’nın ihtiyacı yalnızca yeni projeler değil; mevcut yatırımların sonuçlarının da açıkça ortaya konulması…
Matlı’nın Borsa’daki 13 yılı:
Özer Matlı’nın Bursa Ticaret Borsası’ndaki başkanlık dönemini yalnızca bugün açıkladığı projeler üzerinden değerlendirmek eksik olur.
Borsa’nın faaliyet raporları ve açıklamaları, tarımsal ticaretten dijitalleşmeye, laboratuvar hizmetlerinden mesleki eğitime uzanan çalışmalar ortaya koyuyor.
Örneğin Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Gaziantep’ten Edirne’ye uzanan dokuz farklı noktada hizmet veriyor.
Borsa, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın büyük hissedarlarından biri ve yetkili acentesi. Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun da kurucu ortakları arasında…
Bursa Pideli Köftesi ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaret tescilleri de bu dönemde gerçekleştirilen çalışmalar arasında.
Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki eğitim çalışmaları ise Borsa’nın mesleki eğitime yönelik faaliyetlerinin bir başka örneği…
Dolayısıyla Matlı’nın Borsa’daki 13 yılını değerlendirirken yalnızca henüz tamamlanmamış Gıda İhtisas OSB veya ET-BA projelerine bakmak, mevcut faaliyetleri gözden kaçırmak olur.
Üstelik Matlı, özel sektörde de önemli bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Şirketlerinin yaklaşık 7 bin kişiye istihdam sağladığı biliniyor…
Bu azımsanmayacak bir rakam!
Bu yüzden de böylesine büyük bir üretim ve istihdam organizasyonunu yöneten bir iş insanının, Bursa ekonomisinin geleceğine ilişkin söylemlerini geçmişteki çalışmalarıyla birlikte değerlendirmek gerek…
…
OSB’lerde asıl mesele arazi mi, üretim mi?
İbrahim Burkay yönetiminin en fazla öne çıkardığı projelerden biri TEKNOSAB.
BTSO’nun sanayi yatırımları, yüksek teknolojili üretim ve yeni organize sanayi bölgeleri üzerine kurulu vizyonunun önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Ancak Bursa’da sanayi alanlarının genişletilmesi tartışılırken mevcut alanların ne ölçüde üretime geçtiği de sorgulanmalı belki de…
Özer Matlı’nın 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında BTSO’ya yönelttiği 34 sorudan biri, tam da bu konuya ilişkin.
Matlı’nın başvurusunda aktardığı MEYDİP kayıtlarına göre TEKNOSAB’da sanayi parseli doluluk oranı yüzde 96,34 iken üretim doluluk oranı yüzde 9,89…
Aynı kayıtlarda 164 sanayi parselinden 15’inde üretim yapıldığı da belirtiliyor.
Bu oranların TEKNOSAB’a ait olduğunu, Bursa’daki bütün organize sanayi bölgelerini temsil etmediğini özellikle belirtelim…
Ancak rakamlar önemli bir tartışmayı da gündeme getiriyor!
Bir sanayi bölgesinde parsellerin büyük bölümü tahsis edilmişken üretime geçen tesislerin oranı neden bu kadar düşük!
Burkay yönetimi yeni sanayi alanlarını gündeme getirirken, mevcut tahsislerin ne zaman üretime dönüşeceğinin de açıklanması, netleşmesi gerekmez mi?
Üstelik Matlı’nın dilekçesinde, üretime geçmediği hesaplanan yaklaşık 750 hektarlık tahsisli alanın neden yeniden değerlendirilmediği ve KOBİ’lere açılmadığı da soruluyor.
Ve Bursa’nın tarım alanları, doğal kaynakları ve yerleşim alanları üzerindeki baskı da düşünüldüğünde, yeni OSB kararlarının mevcut kapasiteyle birlikte değerlendirilmeli…
Tabii ki sanayi yatırımlarının gelişmesi önemli.
Fakat daha fazla arazi tahsis etmekle daha fazla üretim yapmak aynı şey değil!
…
34 soru, 60 bin üye ve hesap verebilirlik…
Matlı’nın 15 Eylül’de BTSO’ya sunduğu 34 soruluk dilekçe, seçim sürecinin önemli gelişmelerinden biri olduğu da muhakkak…
Sorular; BTSO’nun faaliyetleri, iştirakleri, TEKNOSAB ve Lojistik Park olmak üzere dört başlıkta toplanıyor.
Satın alma süreçlerinde yükleniciler nasıl belirleniyor?
Projeler hangi kaynaklarla finanse ediliyor? BTSO’nun açıkladığı 60 makro projenin kaçı tamamlandı?
Bursa Business School’un yatırım ve işletme giderleri ne kadar?
Eğitim hedefleri ne ölçüde gerçekleşti?
TEKNOSAB’da kimlere, hangi koşullarda arsa tahsis edildi?
Açıklanan 25 milyar dolarlık yatırım hedefinin ne kadarı fiilen gerçekleşti?
Lojistik Park’ın ortaklık ve finansman yapısı nasıl oluşturuldu?
Bunlar, dilekçede yanıtı istenen temel konular arasında…
Soruların yöneltilmiş olması, herhangi bir usulsüzlüğün kanıtı değil!
Ancak BTSO yönetiminin bu konularda bilgi ve belge paylaşması, hem üyelerin bilgi edinmesine hem de mevcut yönetimin çalışmalarının daha sağlıklı değerlendirilmesine katkı sağlayacaktır.
Bu arada Matlı, gelecek yanıtları yorum eklemeden kamuoyuyla paylaşacağını söylediğini de hatırlatalım…
…
Cumhurbaşkanı ile fotoğraf, seçim desteği anlamına gelir mi?
Seçim sürecinde dikkat çeken bir başka gelişme de İbrahim Burkay’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi oldu.
AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede Burkay, BTSO’nun 2030 Vizyonu kapsamındaki projelerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlattı.
Görüşmenin ardından paylaşılan fotoğraf ise Bursa iş dünyasında seçimlerle ilişkilendirilen yorumları beraberinde getirdi.
Ancak bir oda başkanının Cumhurbaşkanı ile görüşmesiyle seçimlerde siyasi destek alması birbirinden farklı konular değil midir?
Kaldı ki özellikle AK Parti kulislerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BTSO yarışında tarafsız kaldığı da sıkça dile getiriliyor…
Bununla birlikte, bu yönde kamuoyuna yansımış bir ima dahi zaten bulunmuyor.
Ayrıca Matlı’nın adaylık kararı da bu tartışmanın bir başka boyutu…
Bursa ekonomisinde önemli bir yere sahip, binlerce kişiye istihdam sağlayan ve uzun yıllardır iş dünyasında yöneticilik yapan bir ismin, böylesine önemli bir yarışa girerken siyasi dengeleri hesaba katmadığını düşünmek gerçekçi olmayacağı gibi,
Diğer taraftan Matlı’nın adaylığından da Cumhurbaşkanı’nın tercihine ilişkin kesin bir sonuç çıkarmakta mümkün değil…
Mesele şu ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bursa’nın ekonomik projelerine gösterdiği ilgi, BTSO seçimlerinde herhangi bir adayı desteklediği şeklinde yorumlanmamalı.
Bir fotoğrafa siyasi anlam yüklemek yerine, adayların projelerini ve geçmiş çalışmalarını konuşmak çok daha sağlıklı…
…
Bursa’nın geleceğinde kadınlar ve eğitim de var:
Matlı’nın açıkladığı Vizyon 2040 planında sanayinin teknolojik dönüşümü, finansmana erişim ve ihracatın geliştirilmesi gibi ekonomik başlıklar bulunuyor.
Yine son günlerde açıkladığı kreş ve anaokulu projesi de üzerinde durulması gereken bir konu…
Matlı, BTSO Başkanlığı döneminde organize sanayi bölgeleri ve üretim alanlarının yakınında kreşler açmayı hedeflediklerini duyurdu.
Bu proje yalnızca çocukların eğitimi açısından değil, çalışan annelerin iş hayatına katılımı bakımından da önem taşıyor.
Bursa gibi sanayinin yoğun olduğu bir kentte, özellikle vardiyalı çalışan kadınların çocuklarını güvenle bırakabilecekleri kurumlara erişimi ciddi bir ihtiyaç…
DOSAB’daki sanayicilerle buluşmasında açıkladığı Factory AI Bursa, BUTEKOM X ve Finansmana Erişim Merkezi projeleri ise teknolojik dönüşüm ve işletmelerin finansmana ulaşması üzerine odaklanıyor.
Ve Bursa Marka 2040 ve Deneyim Ekonomisi projeleriyle de turizm, gastronomi ve kültürel değerlerin kent ekonomisine daha fazla katkı sağlaması hedeflenirken,
Henüz vaat aşamasındaki bu çalışmaların nasıl finanse edilecekleri ve hangi takvimle gerçekleştirilecekleri de açıklığa kavuşturulması gerekirken,
Burkay yönetiminin BUTEKOM, Model Fabrika, GUHEM ve TEKNOSAB gibi mevcut yatırımları da aynı şekilde somut sonuçlarıyla değerlendirilmeli…
Çünkü Bursa’nın geleceği için önemli olan, projelerin yalnızca açıklanması değil, hayata geçirilmesi ve üyelerin hayatında karşılık bulması…
BTSO seçimlerinde sandığa gidecek üyelerin önünde iki aday, iki gelecek planı ve değerlendirilmesi gereken 13 yıllık yönetim geçmişleri var.
Bir tarafta mevcut yönetimin gerçekleştirdiği yatırımlar ve açıkladığı yeni projeler, diğer tarafta Matlı’nın Bursa Ticaret Borsası’ndaki çalışmaları ve ortaya koyduğu dönüşüm planı…
Ve bütün bu tartışmaların ortasında yanıt bekleyen 34 soru bulunuyor.
Bursa iş dünyasının, yatırımların büyüklüğü kadar maliyetini,
Tahsis edilen sanayi alanları kadar üretime geçen tesisleri,
Ve açıklanan projeler kadar gerçekleşen sonuçları da bilmesi gerekiyor…
Çünkü Bursa’nın geleceğini belirleyecek olan, fotoğrafların veya vaatlerin yarattığı algı değil; ortaya konulan vizyon, gerçekleştirilen projeler ve bunların kent ekonomisine sağladığı katkıdır…