Yerel yönetimlerde başarıyı yalnızca yapılan yollar, parklar ya da binalarla ölçmek eksik kalır. Asıl önemli olan; ortaya konulan vizyon, vatandaşın beklentilerine ne kadar karşılık verildiği ve geleceğe nasıl hazırlandığınızdır.
94.4 Radyo Türk’te Mehmet Ali Ekmekçi ile birlikte hazırlayıp sunduğumuz Çift Mikrofon programında bu hafta konuğumuz Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık oldu.
Program boyunca yalnızca devam eden projeleri değil; Gürsu’nun geleceğini, belediyecilik anlayışını ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen çalışmaları da konuştuk.
Kent Meydanı…
Dijital tarım…
Kadın girişimciler…
Gençlere yönelik istihdam ve Erasmus projeleri…
Ve tabii ki hizmet anlayışı…
…
Yaklaşık 30 yıldır konuşulan Kent Meydanı Projesi, Gürsu’nun en önemli yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Başkan Mustafa Işık da bu projenin, geçmişten bugüne birçok belediye başkanının ortak hayali olduğunu belirterek, böylesine önemli bir projeyi hayata geçiriyor olmanın kendisi için büyük mutluluk olduğunu ifade ederken;
Kamulaştırmaların tamamlanmasıyla birlikte Gürsu’ya yeni bir yaşam alanı kazandırılması da hedeflendiğini belirtti…
…
Program boyunca geniş yer verdiğimiz başlıklardan biri de, meyveciliğiyle tanınan Gürsu’da tarıma yönelik yürütülen çalışmalardı.
Artık tarım sadece üretmekten ibaret değil.
Veriyi doğru kullanabilmek…
Teknolojiyi üretimin bir parçası haline getirebilmek…
Çiftçiye yol gösterebilmek…
Gürsu Tarım Araştırma Merkezi (GÜRTAM) ile yapay zeka destekli sistemlerin devreye alınması, üreticinin hangi üründen daha fazla verim alacağını önceden görebilmesi ve hastalıkların dijital ortamda analiz edilebilmesi gerçekten dikkat çekiciydi.
Üstelik hedef yalnızca üretimi artırmak da değil.
Üreticiyi doğrudan alıcıyla buluşturacak dijital pazar sistemi üzerinde de çalışmalar sürdürülüyor.
Bu proje, tarımın gelişmesine katkı sağlamasının yanında üreticinin hak ettiği kazancı elde etmesine, tüketicinin ise ürünlere daha makul fiyatlarla ulaşmasına imkan sağlayacak önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
..
Programın dikkat çeken bir diğer başlığı ise kadınlara yönelik projelerdi.
Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, girişimci kadınların tek çatı altında daha organize şekilde üretime katılması ve özellikle meyve-sebze üretiminden elde edilen katma değerin artırılmasına yönelik çalışmalar…
Ev ekonomisine katkı sağlayan kadınların üretimin daha güçlü bir parçası haline gelmesi ise hem yerel kalkınma hem de kadınların ekonomik olarak güçlenmesi açısından son derece değerli olduğunu söylemek gerek!
…
Ve tabii ki özellikle göç alan bir ilçe olan Gürsu’da gençlere yönelik çalışmalar da göz ardı edilmemeli.
Kolektif Kariyer Merkezi ile binlerce gencin istihdama kazandırılması kadar, bu istihdamın sürdürülebilirliğinin sağlanması da önemli.
Yine Erasmus projeleriyle gençlerin farklı ülkelerde eğitim ve çalışma deneyimi elde etmeleri de önemli bir fırsat.
Dünyayı gören, farklı kültürleri tanıyan gençlerin kendi şehirlerine daha farklı bir bakış açısı kazandıracağı muhakkak.
Üstelik yalnızca gençlerimizi yurt dışına göndermek değil, birçok ülkeden genci Gürsu’da ağırlayarak hem ilçenin hem de Bursa’nın tanıtımına katkı sunulması da üzerinde durulması gereken çalışmalardan biri…
…
Program sırasında, mecliste sakinliği ve yapıcı tavrıyla tanınan Sayın Mustafa Işık’a belediye meclislerinde zaman zaman yaşanan gerginlikleri de sorduk.
Verdiği cevap oldukça netti.
Meclislerin tartışma alanı değil, çözüm üretme ve hizmet etme yeri olması gerektiğini ifade etti.
Aslında vatandaşın beklentisi de tam olarak bu!
Farklı siyasi görüşler elbette olacaktır. Sert eleştiriler de yapılacaktır. Ancak önemli olan, bu farklılıkların hizmet üretmeye engel olmaması…
Ne yazık ki özellikle son dönemde Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarında yaşanan tartışmaların, zaman zaman vatandaşın beklediği hizmetlerin önüne geçtiğine de şahit oluyoruz.
Evet…
Siyasi olarak uzlaşılamayan konular olabilir.
Kişisel anlaşmazlıklar, hırslar ya da canlı yayınların da etkisiyle daha görünür olma isteği de yaşanabilir.
Ancak tüm bunlar, ekran başındaki vatandaş için çoğu zaman birkaç dakikalık bir tartışmadan öteye geçmiyor.
Vatandaşın asıl önemsediği ise çok daha farklı…
Kimin daha çok konuştuğu değil…
Kimin daha çok hizmet ürettiği.
Kimin daha sert tepki gösterdiği değil…
Kimin sorunlara daha fazla çözüm sunduğu.
Çünkü sandıkta verilen yetkinin karşılığı polemik değil, hizmet olmalıdır…
…
Program sırasında kendisine, geçmiş dönem ile mevcut dönem arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen ilişkileri nasıl değerlendirdiğini de sorduk.
Başkan Mustafa Işık, önceki dönemde Gürsu’nun bazı hizmetlerde hak ettiği desteği alamadığını ifade etti.
Özellikle asfalt ve yol yapımına ilişkin malzeme dağılımında, nüfusu Gürsu’ya yakın, hatta bazı ilçelerden daha fazla olmasına rağmen, Gürsu’ya daha sınırlı destek verildiğini söyledi.
Bunun yalnızca bu konuyla sınırlı olmadığını, farklı hizmet başlıklarında da benzer sıkıntılar yaşadıklarını dile getirdi.
Bunun üzerine ben de düşüncemi şu sözlerle ifade ettim:
“Geçmişte yaşananlar farklı şekillerde değerlendirilebilir. Ancak dileğim; Bursa’nın 17 ilçesine de hangi siyasi parti tarafından yönetildiğine bakılmaksızın, ihtiyaç, hakkaniyet ve liyakat esas alınarak eşit hizmet götürülmesidir. Bugün Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak görev yapan Şahin Biba döneminde de bu anlayışın sürmesini temenni ediyorum. Çünkü yerel yönetimlerde asıl kazanan siyasi partiler değil, hak ettiği hizmete eşit şekilde ulaşabilen vatandaş olmalıdır.”
Sayın Mustafa Işık da bu değerlendirmeme katıldığını ifade ederek, tüm belediyelerin Bursa ve Bursalılara hizmet etmek için çalıştığını, olması gerekenin de bu olduğunu samimiyetle dile getirdi.
…
Programın sonunda ise Sayın Mustafa Işık’a geleceğe ilişkin planlarını da sorduk.
İlk kez, dönemin belediye başkanının vefatının ardından göreve gelen Mustafa Işık, daha sonra iki kez halkın oyuyla seçildi.
Bugün içinde bulunduğu dönemi ise “ustalık dönemi” olarak tanımlıyor.
“Önümüzdeki süreçte yeniden Gürsu Belediye Başkanlığına aday olmayı mı düşünüyorsunuz, yoksa farklı bir görevde yer alır mısınız?” sorumuza ise kişisel hedeflerden çok kurumsal bir anlayışla cevap verdi.
Genel merkezinin uygun göreceği her görevde hizmet etmeye hazır olduğunu ifade etti.
..
Ve bugün yerel yönetimlerden beklenen artık yalnızca asfalt dökmek ya da kaldırım yapmak değil.
Tarımı teknolojiyle buluşturabilmek…
Kadınları üretimin merkezine taşıyabilmek…
Gençlere yeni ufuklar açabilmek…
Ve en önemlisi, vatandaşına “Bu şehirde bana da eşit hizmet veriliyor.” duygusunu hissettirebilmek.
Çünkü vatandaş için en büyük yatırım sadece yapılan eserler değildir.
Asıl yatırım; kendisini dinleyen, ayrım yapmadan hizmet eden ve adalet duygusunu hissettiren bir yönetim anlayışıdır.
Yerel yönetimlerde güven de tam olarak burada başlar.