Aslında bugün yazmak istediğim konu bambaşkaydı…
Temmuz ayında emeklilere yapılacak zam yeterli olacak mı?
Asgari ücrete ara zam gelecek mi?
Enflasyon karşısında daha cebe girmeden eriyen maaşlarla vatandaş nasıl geçinecek?
Çarşıda, pazarda, markette her gün biraz daha ağırlaşan hayat şartları karşısında insanların beklentisi ne?
Normal şartlarda bugün bunları konuşmamız gerekiyordu.
Çünkü vatandaşın gerçek gündemi bu!
..,
Ancak ne yazık ki ülkenin ana muhalefet partisinde yaşanan gelişmeler yine gündemin önüne geçti.
Üstelik konuşmak zorundayız da…
Zira geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş, iktidarın karşısında güçlü bir alternatif görmek ister. Sorunlarına çözüm üretecek, sesini duyuracak,
Ve umut verecek bir ana muhalefet…
Fakat CHP’de yaklaşık bir aydır yaşanan süreç tam tersine toplumdaki belirsizliği ve kararsızlığı artırıyor.
Kaldı ki yapılan anketlerde neredeyse tüm siyasi partilerin önüne geçen kararsız seçmen oranlarındaki artış bu tespiti destekliyor.
…
Bir tarafta olağanüstü kurultay isteyen ve bunun için 833 noter onaylı imzayı Genel Merkez’e teslim eden Özgür Özel ekibi var.
Diğer tarafta ise kurultay çağrısından çok disiplin ve görevden alma kararlarıyla gündeme gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi…
Son MYK toplantısının ardından Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Erzurum İl Başkanı Serhat Caneş ve Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya görevden alınarak disipline sevk edildi.
İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderildi.
Ankara İl Başkanlığı feshedildi.
Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve yönetimi görevden alındı.
Ve zaten daha önce de milletvekilleri ve parti yöneticilerine yönelik ihraç kararları alınmıştı.
Ayrıca yazımı kaleme alırken yeni ihraç kararlarıyla ilgili haberlerde gelmeye devam ediyordu…
Kısacası kurultay çağrılarının yükseldiği bir dönemde parti içinde tasfiye görüntüsü veren kararlar peş peşe geliyor.
Bursa açısından bakıldığında ise haliyle en dikkat çeken gelişme Nihat Yeşiltaş’ın görevden alınması oldu.
CHP grup sözcüsü Müslüm Sarı’nın yaptığı açıklamada bugün yaşanan sürecin başlangıcında Yeşiltaş’ın açtığı dava ve hukuki girişimlerin bulunduğunu özellikle vurgulaması ise;
Görevden alma kararlarının yalnızca bir örgüt değişikliği değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj gibi durduğunu da gösteriyordu…
Bu arada Yeşiltaş’ın yerine eski İl Başkanı Turgut Özkan getirildi.
Hal böyle olunca,gözler Bursa örgütünde yaşanabilecek yeni değişimlere çevrildi:
Yeni il başkanının kendi çalışma ekibini oluşturması ve bazı ilçe örgütlerinde değişikliklere gideceği muhakkak!
Ki bu isim listeleri de muhtemelen hazırdır diye düşünüyorum…
Özellikle Yıldırım İlçe Başkanlığı ile ilgili kulisler epeydir hareketlenmiş durumdaydı.
Yıldırım ilçe başkanı Ahmet Keskin’in başkanlık dönemi boyunca hiç görmediğimiz kadar butlan sürecinde sert muhalefet yaptığına şahit olurken,
Haliyle görevine son verilmesi de şaşırtmayacaktır.
Peki Yıldırım’da da İl yönetimi gibi acaba önceki başkan İlhami Gün’e tekrar görev iadesi yapılır mı?
Konuştuğum kaynaklar, İlhami Gün’ün aslında en güçlü adaylardan olduğu ancak kurultay için verdiği imzayı sosyal medya hesabından paylaşması nedeniyle başkanlığını riske attığı yönünde yorumlasalar da,
Gün’ün başkanlık döneminde ilçe halkı ile kurduğu iletişimden ve tanınırlığından dolayı yine de en şanslı adaylardan olduğunu söyleyenler de az değil!
…
Öte yandan kurultay konusuna dönersek;
Özgür Özel ekibi kurultayın bir an önce yapılmasını talep ederken,
Kılıçdaroğlu yönetimi ise kurultay hazırlık komisyonu kurduğunu açıklıyor…
Ancak açık konuşmak gerekirse,konuştuğum CHP’lilerin büyük bölümü de vatandaşların önemli bir kısmı da bu sürecin kısa vadede bir kurultayla sonuçlanacağına çok fazla inanmıyor.
Tam tersine sürecin uzatıldığı ve zamana yayıldığı görüşü ağırlık kazanıyor.
İşte tam bu noktada Özgür Özel’in önünde kritik bir tercih bulunuyor.
Kurultay için mücadeleyi sürdürmek elbette siyasi bir hak.
Ancak siyaset genelde haklı olmaktan çok zamanlamayla da ilgilidir.
Bugün Özgür Özel’in arkasında ciddi bir örgüt desteği, önemli bir kamuoyu desteği ve değişim beklentisi bulunuyor.
Bu desteğin ne kadar süre korunabileceği ise muallakta…
Zira vatandaş çok yoruldu ve yılgın…
Bu nedenle bu enerjinin yalnızca kurultay tartışmalarına değil, olası yeni bir siyasi yapılanmanın hazırlıklarına da yönlendirilmesi gerekiyor gibi…
Çünkü kurultayın yakın zamanda olmayacağı artık kabullenilmeli!
Çünkü siyaset boşluk kabul etmez..,
Vatandaş geçim derdiyle mücadele ederken aynı zamanda kendisine umut verecek bir adres de arıyor.
Ve belki de vatandaş yeni bir muhalefet hareketinin doğuşuna tanıklık etmeye hazırdır…