Anketlerin Esiri Olanlar, Toprağın Sesini Duyabilir mi?
Siyaset sahnesi; rüzgâra göre yön değiştirenlerin, tabelaya bakarak pozisyon alanların gürültüsüyle dolu. Modern dünya bize tek bir kural dayatıyor:
“Ne pahasına olursa olsun kazan.”
Mesele artık hangi ilkeleri savunduğunuz değil, anketlerin ve PR ajanslarının ne fısıldadığı… İşte bu halktan kopuk faydacı kuşatmada, güce eğilmeyenlerin mücadelesini sadece parti içi bir kavga sanmak büyük bir körlüktür.
Siyasetin gerçeği Ankara’nın ışıklı salonlarında değil; sokağın tozunda, tarlanın çamurundadır. Eğer vicdanın nerede durduğunu görmek istiyorsanız uzağa gitmeyin; Bursa’nın Hürriyet Köyü’ne bakın.
Hürriyet köylüsünün mevzuat değişiklikleri nedeniyle elinden çıkan toprakları ve zayi olan emeği için yıllardır sürdürdüğü o asil direniş, bu ülkenin halkçı siyaset sınavıdır. Köylü toprağı ve yasal hakları için meydanlara çıktığında arkasına bakmadan en önde saf tutan, o hak arayışına siper olan isimlerden biri de Orhan Sarıbal’dı.
Bu, sonradan edinilmiş bir “saha imajı” değil; ömrünü bu topraklara adamış bir kimliğin doğal tezahürü ve ödenmesi zor bir vefa borcudur.
“Bedava” Siyaseti Değil, Güçlü Üretim Sistemi
Bugün meydanlara çıkan siyasi liderlere bakın; hemen hepsi çiftçiye ve tarıma dair ucu açık vaatler sıralıyor:
“Şu kadar mazot vereceğiz, bu kadar gübre desteği sağlayacağız, borçları sileceğiz…”
Oysa bu ülkenin onurlu üreticisi kimsenin lütfuna ya da bedavacılık vaatlerine muhtaç değildir.
Siyasetçilerin sanki kendi ceplerinden bağış yapıyormuş gibi sunduğu bu yaklaşım, köylüyü yardım alan bir kitleye indirgerken; onun ekonomik gücünü ve üretici kimliğini de zayıflatmaktadır.
Türk çiftçisi sadaka değil, hakkını istiyor.
Bu toprakların insanı; muğlak vaatler değil, kendisini bu vaatlere mecbur bırakmayacak güçlü bir tarım ekonomisi görmek istiyor. Gerçek liderlik, köylüyü yardıma bağımlı kılmak değil; üreticinin kendi emeğiyle zenginleşebileceği kurumsal ve sürdürülebilir bir sistemi inşa etmektir.
İşte bu nedenle, sistem bozukluklarının köylüyü nasıl ezdiğini görerek halkın sesine kulak veren liderlik duruşunu Kemal Kılıçdaroğlu göstermişti.
Kemal Bey meydanlarda bürokratik vaatlerin ötesine geçerek;
* Köy tüzel kişiliklerini biliyorum.
* Büyükşehir Yasası’nda değişiklik yapacağız.
* Köy tüzel kişiliklerini iade edeceğiz.
* Mal varlıklarını da iade edeceğiz.
* Köy muhtarlarının yetkilerini geri verecek, güçlendireceğiz.
diyerek yasal ve yapısal statünün iadesini açık biçimde taahhüt etmişti.
Bugün ise ne diğer partilerin genel başkanlarında ne de CHP’nin son dönem yönetiminde bu netliği görebildik.
Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu çevresinde şekillenen yeni siyasi yaklaşım; köylünün mülkiyet hakkını ve üretim gücünü doğrudan iade etmek yerine, “kırsal mahalle statüsü”, “yerel yönetim reformları” ve çeşitli yasal düzenlemeler üzerinden daha esnek ve bürokratik bir dil kuruyor.
Kemal Bey’in net, reformist ve tavizsiz iade vaadiyle bugünün siyaset dili arasındaki fark, sahanın gerçeğinden ne kadar uzaklaşıldığını gösteren önemli bir örnektir.
Bütün Siyasi Partilere Çağrımızdır!
Tarım bu ülkenin milli güvenlik meselesidir.
Köylülük ve üretim biterse, Türkiye bağımsızlığını kaybeder.
Buradan iktidarından muhalefetine, Meclis’te grubu bulunan ya da bulunmayan tüm siyasi partilerin genel başkanlarına açık çağrımızdır:
Çiftçiye ucu açık vaatlerde bulunmayı, lütufmuş gibi “şunu vereceğiz, bunu dağıtacağız” anlayışını bırakın.
Eğer gerçekten köylüyü korumak ve üretimi ayağa kaldırmak istiyorsanız; çiftçinin ekonomik gücüne inanan bir sistemi konuşun.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu iradeyi sahiplenin.
Büyükşehir Yasası’nın yarattığı yasal açmazları ortadan kaldıracağınızı, köy tüzel kişiliklerini ve muhtarlık haklarını şartsız iade edeceğinizi açık ve net biçimde taahhüt edin.
Çünkü siyaset, anket sonuçlarına göre kelime seçmek değil; üreticinin hakkı için net bir duruş sergilemektir.
İşte Orhan Sarıbal’ın asıl zor mücadelesi de tam bu noktada başlıyor.
O, sadece dışarıdaki adaletsiz düzene karşı değil; kendi evinin, kendi baba ocağının içinde yaşanan vizyon daralmasına ve köylüyü siyasetin merkezinden iten anlayışlara karşı da mücadele veriyor.
Diğer liderler Büyükşehir Yasası’nın yarattığı yıkımı görmezden gelip ucu açık vaatlerle zaman kazanırken; Sarıbal, tıpkı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu çizgide olduğu gibi, Hürriyet köylüsünün haklarının şartsız iadesini savunmayı sürdürüyor.
Çünkü o, liderliğin yuvarlak sözlerle ya da sadaka siyasetiyle değil; üreticinin yanında dimdik durarak yapılacağını biliyor.
Varsın kuşatsınlar…
Anket sonuçlarına ve rüzgâra göre ilke değiştiren rüzgâr gülleri gelip geçecektir.
Ama yalnız kalma pahasına Hürriyet köylüsünün, işçinin ve bu halkın yanında duranların izi silinmeyecektir.
Çünkü tarih; ihtiras savaşlarında eğilenleri değil, bedel ödeyen namuslu insanları yazar.
Köylünün haklarını köylüye iade edin Hürriyet köyü mücadelesi sonuna kadar sürecek
Ömründe mahkeme kapısı görmemiş insanlar ağır cezalar altında eziliyor. Bu sosyal bir yaradır. Kalıcı yasal düzenleme şart! #YapıKayıtMeclise HobiBahçemeDokunm
Vaad etmek ,ettiklerini icraate geçirebilmek için ülkemde birşeyler yapmak lazım gelir. Yıllardır konforlu muhalefette kalarak birşey yapılmadığı ortada olduğu gibi şimdi yapılanlarda ortadadır, birşeyler demek hiçbirşeyi değiştirmiyor,ve siyaset sadece kendine hizmet ediyor. Ama biz onurlu,başta Hürriyet köyü olmak üzere yapılan haksızlıkr için onurlu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz
Türkiye ve Türk köylüsüne en büyük zarar köylerin mahalle olması ve bütün yetkileri muhtarkarin elinden alinmayla başlayan bir süreçte başta hürriyet köyü olmak üzere köylünün mülkü olan ve kullanma hakkı olan meralara el konulup satılması turkiyenin Türk çiftçisine vurulan en büyük bir darbedir
Yapılması gerken bu hakkı iyadedir ve köylerin tekradan köy statüsüne döndürüp üretime gecilmesidir saygı ve sevgilerimle
Tarım Türkiye nin güvenlik meselesidir.
Ne kadar doğru.kendi içinde toprağına sahip çıkamazlrsa,ya …….
Bursa Karacabey Hürriyet köyü özel mülktür satılamaz gerçek sahiplerine geri iade edilmelidir. Mücadeleye devam edeceğiz
Hürriyet köylüsü hakkını alana kadar mücadeleye devam edecek. Köylü milletin efendisidir. Sözü boşuna söylenmemiştir. Hakkımızı verin.
Dedelerimizin alın teriyle sahip olduğu topraklarımızın iadesini istiyoruz. Mücadelemizi bırakmayacağız.Atalarımızın kemiklerini sızlatmayacağız.
Hürriyet köyümüzün toprakları özel mülktür satılamaz dedelerimizden bizlere miras kalan bütün topraklarımızın tapusu vardır bizlere geri verilmesini istiyoruz
Köyler tamamen yok olmadan 6360 nolu yasa biran önce değişmeli köyler eski statüsüne güçlendirilerek kavuşturulmalıdır, bizler Hürriyet köylüsü olarak elimizden haksız hukuksuz bir şekilde alınan tapulu topraklarımız geri almak ve köylerin haklarını savunmak için sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz
Böyle doğru haberler yapın
Bursa Karacabey Hürriyet köyü özel mülktür satılamaz gerçek sahiplerine geri iade edilmelidir mücadeleye devam edeceğiz