Bayram EFE
Türkiye’den Avrupa’ya tarihi çağrı: “Bizimle çalışmak bir ayrıcalıktır, pazarlık konusu değil!”
Yıllardır Avrupalı markaların “Mısır’a gideriz”, “Pakistan’a kayarız” tehditleri altında baskılanan Türk hazır giyim sektörü artık önemli bir yol ayrımında.
Sektör temsilcileri ve üreticiler, “ucuz üretici” algısından kurtulup Türkiye’nin sahip olduğu stratejik avantajları gerçek değerine dönüştürmekte kararlı.
Çünkü Türkiye sadece kıyafet dikmiyor…
Avrupa’nın yanı başında; hızlı termin, yüksek kalite standardı, deneyimli iş gücü ve sürdürülebilir üretim anlayışı sunuyor.
Bugün sektörün en büyük ihtiyacı; kalite ve termin kararlılığını koruyarak gerektiğinde “Buyrun gidin!” diyebilecek ortak duruşu gösterebilmek.
Eğer bir marka; Türkiye’nin iki haftada teslim ettiği kaliteli ürünü, aylar süren düşük standartlı üretimle aynı kefeye koyuyorsa, artık o markaya kapıyı gösterme zamanı gelmiştir.
Türk üreticisi “doğru fiyat” talep ederek hem kendi emeğini korumalı hem de çalışanına insanca yaşayabileceği bir ücret sunabilmelidir.
Unutulmamalıdır ki; Mısır’da kalite sorunu yaşayan, Pakistan’da termin kriziyle karşılaşan birçok marka, dönüp dolaşıp yeniden Türk üreticisinin kapısını çalmaktadır.
Bu sadece bugünün değil, yarının da meselesi…
Eğer sektör; fiyatları ve kâr marjlarını olması gereken seviyeye taşıyamazsa, çocuklarımıza devredecek bir meslek kalmayacak.
Gençlerin tekstile “açlık sınırı mesleği” olarak değil; saygın bir zanaat, üretim ve mühendislik alanı olarak bakabilmesi için sektörün bu sömürü düzeninden çıkması şart.
Bugün birçok sanayici kendi çocuğunu bile tekstil sektöründe görmek istemiyor.
Çünkü yıllarca emeğin değersizleştirildiği, kazancın eridiği, gece gündüz çalışmanın karşılığının alınamadığı bir düzen oluştu.
Oysa tekstil; bu ülkenin üretim hafızasıdır.
Eğer bugün gerekli dönüşüm sağlanamazsa, yarın bu makinelerin başında çalışacak usta da, mühendisi de, tasarımcısı da kalmayacak.
Gençlerin kaçmak istediği değil; gurur duyarak geleceğini kurduğu bir sektör oluşturmak artık hepimizin ortak sorumluluğudur.
2026 yılı; Türk hazır giyiminin “fiyat odaklı üretimden”, “değer odaklı üretime” geçtiği bir direniş yılı olmalıdır.
Sektörel birlik şart
Devletin, ihracatçı birliklerinin, odaların ve derneklerin ortak bir stratejide buluşması gerekiyor:
“En ucuz değil, en iyisiyiz.”
Fiyat kırarak değil; kalite, tasarım, markalaşma ve güvenilir üretim anlayışıyla büyüyen bir Türkiye, sadece Avrupa’nın fason üreticisi değil; dünya modasının vazgeçilmez partneri olacaktır.
Ancak o zaman çocuklarımız bu makinelerin başında yalnızca “ayın sonunu” değil, geleceğini planlayabilecektir.
Mesleğimizi yeniden değerleriyle buluşturalım
Dikiş yalnızca bir birleştirme işi değil; bir zanaattır.
Bugün Türk tekstil ve hazır giyim sektörü sadece ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir değerler krizi yaşamaktadır.
Bizler; emeği ucuz iş gücü, fabrikayı yalnızca kâr hanesi, insanı ise maliyet kalemi olarak gören anlayışı reddediyoruz.
Sektörü ayağa kaldıracak en büyük güç; mesleğimizi yeniden kendi değerleriyle buluşturmaktır.
Emeğe değer…
İşçinin alın terinin ay sonu hesapları altında ezilmediği bir düzen kurmaya…
Kaliteye değer…
“En ucuz” olma yarışını bırakıp, “en kaliteli ve güvenilir” olmanın gururunu taşımaya…
Doğaya değer…
Havamızı kirleten bacalara, suyumuzu zehirleyen atıklara karşı; gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmaya…
İş ahlakına değer…
Vergisini ödeyen, çalışanının hakkını veren, sözünün arkasında duran gerçek sanayicilerin ön plana çıktığı bir sisteme…
Geleceğe değer…
Gençlerin kaçmak istediği değil, gururla devralacağı bir sektör bırakmaya davet ediyoruz.
Gelin; Avrupa’nın fiyat baskısına, merdiven altı üretimin kuralsızlığına ve “Pakistanlaşma” tehdidine karşı tek yürek olalım.
Mesleğimizi sömürüden arındıralım; dürüstlükle, kaliteyle ve emekle yeniden taçlandıralım.
Köşemde sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini yazmaya devam edeceğim.
Saygılarımla…
Tekstil yıllardır bitirilmeye çalışılıyor üretimde katma değeri yüksek olan ürünlerin üretimi yavaş-yavaş yurtdışına kaydırılmaya en az yirmi yıl önce başlandı ve tekstil işçiliği işçiliğin ucuz olduğu verginin olmadığı ülkelere kaydırılmaya başlandı ve bu son yıllarda da oldukçada arttı ülkemizde tekstil bitti bitirildi 😪