“Bakkaldan Sigara Almak Artık Resmî İşleme Tâbidir

Yayınlama: 05.05.2026
Düzenleme: 05.05.2026 15:22
54
A+
A-

ÖZGÜR CAN

Yeni Türkiye gündemi yine oldukça “pratik” bir çözümle karşımızda: Sigaranın kimlikle satılması. Sağlık politikaları açısından bakıldığında gerekçesi net; 18 yaş altını engellemek, kontrolü artırmak, kayıt dışılığı azaltmak. Kâğıt üzerinde oldukça düzenli ve disiplinli bir sistem.

Ama mesele kâğıt üzerinde kalınca zaten sorun yok.

Gerçek hayatta ise tablo biraz daha farklı görünüyor. Çünkü bu ülkede her “kontrol mekanizması” zamanla sadece kontrol değil, aynı zamanda yeni bir sosyal temas alanına dönüşme eğiliminde.

Şimdi sorulması gereken basit bir soru var:
Kimlik kontrolü artık sadece emniyetin mi işi olacak?

Yani yakında mahalle bakkalının da “kimlik lütfen” deme yetkisi mi olacak? Hatta işi biraz ileri götürürsek, sigara almak için sıradan bir alışveriş değil, küçük çaplı bir denetime mi girmiş olacağız? İsterseniz kapıya bir bekçi de dikilsin, iş tam olsun.

Çünkü mantık şu noktaya doğru ilerliyor gibi: Sigara satışı artık bir ticari işlem değil, yarı resmî bir prosedür.

Bugün sigara, yarın çakmak, öbür gün “ateş var mı abi?” sorusunun bile kimlik gerektirdiği bir evreye geçersek kimse şaşırmayacak.

Yakın zamanda mahalle bakkalı ile aramızda geçebilecek bir diyalog da çok uzak değil aslında:

— “Abi bir paket sigara alabilir miyim?”
— “Kimlik lütfen.”
— “Abi bakkalsın sen ya…”
— “Sistem açılmadan veremem.”
— “Ben seni 10 yıldır tanıyorum.”
— “Beni değil sistemi ikna etmen lazım.”
— “Bana da mı kimlik soruyorsun şimdi?”
— “Herkese soruyoruz abi, eşitlik var.”

İşin ironik tarafı şu: Amaç aslında basit bir yaş kontrolü. Fakat sistem büyüdükçe, gündelik hayatın içine küçük bir bürokrasi katmanı daha ekleniyor. Ve bu katman zamanla alışverişi değil, “izin alma sürecini” büyütüyor.

Kaçak sigara meselesi, uygulama yükü, veri güvenliği, esnafın sorumluluğu gibi birçok pratik soru da burada duruyor. Özellikle küçük esnaf için bu sistem, sadece satış değil aynı zamanda teknik bir kontrol süreci anlamına geliyor.

Elbette niyet “daha iyi bir denetim” olabilir. Ama Türkiye gibi ülkelerde mesele çoğu zaman niyetten çok uygulamanın günlük hayata nasıl oturduğuyla ölçülüyor.

Sonuç olarak ortada tuhaf bir denge var:
Bir yanda sağlık gerekçeleri, diğer yanda her alışverişin küçük bir kimlik sorgusuna dönüşme ihtimali.

Ve belki de en basit soru şurada gizli:
Bir paket sigara almak için gerçekten ne kadar prosedür yeterli sayılmalı?

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.