BTSO YARIŞINDA TEKSTİLDEN SERT VE NET MESAJ: DEĞİŞİM!

Yayınlama: 10.09.2026
129
A+
A-

BTSO seçimlerinde tempo giderek yükselirken, dün akşam Almira’da tekstil sektörünün önemli isimlerinin Özer Matlı ile buluşmasını biz de salondan takip ettik.

Yaklaşık 600 kişinin bulunduğu salonda dikkat çeken yalnızca kalabalık değildi.

O kalabalığın verdiği mesajdı!

Toplantı gereksiz yere uzatılmadı. Konuşmalar kısa, mesajlar netti.

Ve açık söylemek gerekirse, o mesajların önemli bir bölümü yalnızca “Özer Matlı’ya destek” değil, mevcut BTSO yönetim anlayışına yönelik oldukça sert bir itirazdı.

Matlı’nın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Zaman zaman salon ayağa kalktı.

Kendisi de masa masa dolaşarak sektör temsilcileriyle sohbet etti.

Adaylığını ilk açıkladığı günlerde daha sakin hatta pasif ilerlediği konuşulan Matlı’nın, aradan geçen sürede hem ekibi hem de arkasında duran isimlerle hızlı bir şekilde organize olduğu artık çok daha net görülüyordu…

Ama bana göre gecenin asıl fotoğrafını kürsüye çıkan tekstilciler verdi.

“Biz aklını kiraya verenlerden değiliz”

TETSİAD Başkan Yardımcısı Murat Aluç’un konuşması gecenin en sert sözlerini içeriyordu:

“Biz niçin Matlı’yı destekliyoruz?” diye sordu ve Matlı’nın emekleyerek, çalışarak bugünlere geldiğini anlattı.

Ardından:

“Biz aklını kiraya verenlerden değiliz” dedi.

Burkay yönetimine yönelik eleştirilerini bununla da sınırlamadı.

Ulu Cami’de her Cuma kılınan namaz paylaşımları üzerinden yaptığı göndermede, söylenenlerle yapılanların örtüşmediğini savundu. İbrahim Burkay’ın birçok kurumda görev almasını da eleştirerek:

Deyim yerindeyse “Meydanı boş bulmuş, her yere başkan olmuş” çıkışını yaptı.

Bursaspor üzerinden de yüklendi.

“Bursalıyım” demenin yeterli olmadığını, konu Bursaspor’a destek olduğunda bunun sahada görülmesi gerektiğini söyledi.

Ve konuşmasının sonunda salondakilere açık bir seçim çağrısı yaptı:

“Son 15 gün çalışın ve bu arkadaşları bir daha gelmemek üzere gönderin…”

Ve Aluç devamında;

Salondaki yüzlerce kişinin seçim sürecinde sahaya çıkıp oy istemesi gerektiğini söylerken, Matlı’nın başkan seçilememesi halinde yalnız işletmelerin değil Bursa’nın da zarar edeceğini savundu…

Yani destek artık yalnızca salonda alkışlamakla sınırlı değildi.

Sahaya çıkma çağrısına dönüşmüştü.

“Bu bir isim değil, değişim meselesi”

Bursa tekstilinin güçlü isimlerinden Seyfullah Baylan’ın konuşması da aynı derecede netti!

Üreticinin artan maliyetlerle boğuştuğunu, ihracatçının pazar kaybetmemek için mücadele ettiğini, tekstil sektörünün rekabet gücünü korumaya çalıştığını anlattı.

Ve sözü doğrudan BTSO’ya getirdi:

“Bizim meselemiz koltuk değil. Bizim meselemiz üretim, ihracat, istihdam.”

Ve tercihini açıkça ortaya koydu:

“Biz Özer Matlı’nın arkasındayız.”

Baylan’ın gecenin ruhunu anlatan asıl cümlesi ise şuydu:

“Bu bir isim meselesi değildir. Bu bir değişim meselesidir.”

Ardından mesaj daha da sertleşti:

“Şimdi sıra BTSO’nun yönetim anlayışında. Bursa değişim istiyor. Tekstil değişim istiyor. Üretici değişim istiyor.”

Bu sözlerin altını çizmek gerekiyor.

Çünkü bunlar seçim bürosunda söylenen klasik kampanya cümleleri değil.

Bursa’nın yıllardır üretim yapan, ihracat yapan, istihdam sağlayan tekstilcilerinin kürsüden söyledikleri sözler…

Canik’de desteğini saklamadı

TOSAB Başkanı Osman Nuri Canik ise tekstilin son yıllarda ödediği ekonomik faturaya dikkat çekti.

Son 3-4 yıldaki kazanımların önemli bir bölümünün işletme zararlarıyla eridiğini anlatırken, mevcut ekonomik koşulların işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söylerken;

O da seçimde Matlı’nın yanında olduklarını açıkça ilan ediyordu…

Ve üç konuşmacının cümlelerinde vurguladıkları;

“Matlı ile olmaktan gurur ve onur duyuyoruz”sözleri de samimiyetlerini de netleştiriyordu…

Ancak burada asıl sorulması ve iyice düşünülmesi gereken:

Bursa tekstili neden bu kadar yüksek sesle değişim istiyor?

Çünkü Bursa tekstili gerçekten zor bir dönemden geçiyor!

Maliyetler yükseliyor, pazarlar daralıyor, rekabet zorlaşıyor!

Dolayısıyla dün gece gördüğümüz tabloyu yalnızca “tekstilciler Matlı’yı destekliyor” diye okumak epey eksik kalır…

Zira belli ki sektör, yaşadığı ekonomik sıkışmanın ardından BTSO’da kendisini daha fazla dinleyecek, karar mekanizmalarına daha fazla katacak,

Ve gittikçe büyüyen bu sıkışmışlıkta sorunlarına çözüm bulacak yeni bir yönetim anlayışı arıyor gibiydi…

Özer Matlı da konuşmasında tam bu noktaya değinerek:

“Kurumların büyüdüğü ancak üyelerin küçüldüğü bir dünya bize uymaz” diyordu..,

Matlı’nın açıkladığı modelde de meslek komitelerinin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmaması, sektör sorunlarının sürekli takip edilmesi, BTSO kaynaklarının 60 bin üyenin emaneti olduğu ve yönetimin sonuçları üyeye açıklaması gerektiği özellikle vurgulanıyor.

Bir başka önemli nokta da Matlı’nın konuşmasındaki “ben” yerine “biz” vurgusuydu.

Ve bireysel başarıdan takım başarısına geçilmesi gerektiğinin de özellikle altını çiziyordu…

Toplantının sonunda ise salondakilerden seçim sürecinde birlikte çalışma sözü istedi.

Salondan yükselen cevap:

“Söz veriyoruz!”

Ardından yine alkışlar…

İşte bana göre dün akşamın fotoğrafı tam da buydu.

Bir tarafta BTSO’yu 2013 yılından bu yana yöneten İbrahim Burkay…

Diğer tarafta adaylığını ilk açıkladığında daha yavaş ilerlediği düşünülen ancak son haftalarda sahadaki temposunu belirgin biçimde artıran Özer Matlı…

Ve şimdi Matlı’nın arkasında yalnızca isimlerini yazdıran değil, kürsüye çıkıp açıkça tarafını ilan eden, hatta diğer üyeleri de sahaya çağıran sektör temsilcileri var…

Bu nedenle Almira’daki buluşma BTSO seçimleri açısından sıradan bir sektör toplantısı değildi.

Tekstilin seçimde ağırlığını koymaya başladığının işaretiydi.

Elbette yaklaşık 600 kişinin bulunduğu bir salon, 60 bini aşkın üyeli BTSO’nun seçim sonucunu bugünden göstermez.

Gösterdiği başka bir şey var:

Bu yarış kolay olmayacak gibi…

Daha önce “değişim mi, devam mı?” diye sormuştuk.

Dün akşam tekstil cephesinden gelen cevap oldukça yüksek sesliydi:

Değişim!

Ve tabii ki son söz sandıkta olurken;

1 Ekim’de ilk tablo ortaya çıkarken, 8 Ekim’de BTSO’nun yeni dönemine kimin yön vereceği de belli olacak,

Ancak görünen o ki; bu kez sandığa yalnızca oylar değil, değişim beklentisi de girecek…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Rıdvan Özay dedi ki:

    Değişim yeni yönetim olmalı Bursa için