SOCAR Türkiye Kalite Yönetimi Müdürü Dr. Ömer Özkan, kalite yönetimi alanında dünyanın en prestijli kuruluşlarından biri kabul edilen International Academy for Quality (IAQ) üyeliğine kabul edilen ilk Türk yönetici olarak önemli bir uluslararası başarıya imza attı.
Dr. Özkan’ın üyelik beratı, 20-22 Mayıs 2026 tarihlerinde ABD’nin Orlando kentinde düzenlenen IAQ Genel Kurulu’nda takdim edildi. Kalite dünyasının en üst düzey düşünce kuruluşlarından biri olarak gösterilen IAQ üyeliği; kalite bilimine, küresel kalite uygulamalarına ve kurumsal mükemmellik alanına önemli katkılar sağlayan liderlere verilen, ulaşılması zor ve prestijli bir kabul süreci olarak biliniyor.
Bireysel başvuruya açık olmayan IAQ üyeliği, uluslararası düzeyde tanınan isimlere yapılan davet ve değerlendirme süreci sonucunda veriliyor. 1966 yılında kurulan IAQ; kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik, yönetişim ve kurumsal mükemmellik alanlarında dünya çapındaki düşünce liderlerini bir araya getiriyor.
Akademinin üyeleri arasında ISO standartlarının hazırlanmasında görev alan uzmanlar, uluslararası kalite profesörleri, American Society for Quality (ASQ), European Foundation for Quality Management (EFQM) ve Japanese Union of Scientists and Engineers (JUSE) gibi kuruluşların eski yöneticileri ile kalite alanının önemli isimleri yer alıyor. IAQ’nun gelişimine yön veren isimler arasında Dr. Armand V. Feigenbaum, Dr. Kaoru Ishikawa ve Walter E. Masing gibi kalite dünyasının öncüleri bulunuyor.

Dr. Ömer Özkan, Orlando’da gerçekleştirilen IAQ Genel Kurulu’nda yaptığı sunumla Türkiye’yi uluslararası kalite camiasında temsil etti. Özkan’ın IAQ üyeliği; SOCAR Türkiye’de kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında yürütülen çalışmaların yanı sıra, Türkiye’de ilk kez uygulanan yönetim sistemi projeleri, uluslararası kalite platformlarındaki katkılar ve akademik iş birliklerinin sonucu olarak değerlendiriliyor.
Özkan’ın daha önce de önemli uluslararası başarıları bulunuyor. 2025 yılında Avrupa Kalite Organizasyonu (EOQ) tarafından verilen “European Quality Leader (EQL)” ödülüne layık görülen ilk Türk yönetici olan Özkan, IAQ üyeliğiyle birlikte kalite alanında iki önemli uluslararası unvana sahip oldu.
Makine mühendisi olan Dr. Ömer Özkan, işletme alanında yüksek lisans ve doktora derecelerine sahip. Kariyeri boyunca enerji, otomotiv, üretim ve hizmet sektörlerinde çeşitli yönetim görevlerinde bulunan Özkan; kalite yönetimi, inovasyon yönetimi, yalın yönetim, Kaizen, süreç iyileştirme, EFQM Mükemmellik Modeli ve kurumsal performans yönetimi alanlarında uzmanlaştı.
Türkiye’de ISO 56001 İnovasyon Yönetim Sistemi uygulamalarının öncü isimlerinden biri olarak kabul edilen Özkan, uzun yıllardır EFQM mükemmellik ödülü süreçlerinde baş değerlendirici olarak görev yapıyor. Japonya’da gerçekleştirilen “The Executive Program on Corporate Management” programına katılan Özkan, bu süreçte özellikle yalın yönetim, Kaizen ve 5S uygulamaları üzerine çalışmalar gerçekleştirdi.
Üniversitelerde kalite yönetimi ve inovasyon yönetimi alanlarında dersler veren Dr. Özkan’ın uluslararası hakemli yayınları, akademik kitap bölümleri ve bilimsel bildirileri bulunuyor. Doçentlik süreci devam eden Özkan, akademik çalışmalarını da sürdürüyor.

Dr. Özkan; Türk Standardları Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösteren MTC 184 Döngüsel Ekonomi Komitesi Başkanı ve MTC 139 İnovasyon Yönetimi Komitesi Üyesi olarak görev yapıyor. Ayrıca IRCA onaylı çoklu baş tetkikçi, UNIDO-UNDP onaylı Enerji Yöneticisi ve Lean Six Sigma Yeşil Kuşak yetkinliklerine sahip.
Kalite alanındaki çalışmalarını iş dünyasına da aktaran Özkan’ın, Türk iş dünyasının dönüşümünü ele aldığı “Paradigma Değiştirenler” isimli üç kitaplık araştırma serisi bulunuyor.
Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Ödül Yürütme Kurulu Üyesi, Türkiye Kalite Birliği (KalBir) üyesi, Makine Mühendisleri İzmir Şubesi Kaizen Ödülleri organizasyon komitesi ve jüri üyesi olarak da görev yapan Özkan, kalite ekosisteminin gelişmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Dr. Ömer Özkan’ın IAQ üyeliği, Türkiye’nin kalite yönetimi alanında küresel ölçekteki temsil gücünü artıran ve Türk yöneticiler açısından tarihi bir başarı olarak değerlendiriliyor.