Viktor Orbán ile yakın ilişkileri olan bazı şirketler ve iş insanları, yeni hükümetin göreve gelmesiyle birlikte stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Reuters’ın aktardığı bilgiye göre bu değişim, ülkedeki iş dünyasında son on yılın en kapsamlı yeniden yapılanmalarından birine yol açtı.
Eski yönetime bağlı milyarderlerin ve işletmelerin planları, nisan seçimlerinde iktidarı devralan Péter Magyar sonrası gözden geçiriliyor. Devletin büyük altyapı ihaleleri ve yüksek bütçeli projeler üzerinden büyüyen firmalar, artık aynı avantajlara sahip olmadan rekabet etmek zorunda kalacak.
Market Építő kurucusu Sándor Scheer, Reuters’a şirketinin yönünü değiştireceğini söyledi; “Uyum sağlamak zorundayız ve bunu yapacağız”. Buna göre firma, devasa kamu projelerinden daha küçük ölçekli konut ve altyapı işlerine yönelme planları yapıyor. Benzer şekilde diğer büyük oyuncular da portföylerini çeşitlendirme ihtiyacı hissediyor.
Yatırımcılar yeni dönemde Orbán’a yakın kabul edilen firmaların hisselerini satarken, genel Borsa endeksi daha rekabetçi bir ekonomik politika beklentisiyle yükselişe geçti. Opus Global, Appeninn, 4iG ve MBH Bank gibi şirketlerin hisseleri seçim sonrası değer kaybı yaşadı; piyasa oyuncuları bunların eskiden siyasi destek sayesinde şişmiş olabileceğini düşünüyor.
Eurasia Group analisti Orsolya Ráczová, yeni şeffaf kamu ihale sistemi sayesinde yabancı firmaların daha fazla fırsat bulacağını ve piyasa rekabetinin artacağını belirterek, “Ciddi değişiklikler bekliyorum ve bazı şirketlerin ortadan kaybolacağını düşünüyorum” dedi.
Başbakan Magyar, kamu kaynaklarının dağıtım mekanizmasını gözden geçirip olası yolsuzluk şemalarını araştırma sözü verdi. Yeni yönetim, Orbán dönemine ilişkin olarak bazı varlık transferlerinin Birleşik Arap Emirlikleri, Uruguay ve ABD gibi ülkelere yapıldığını bildirdi ve eleştiriler yöneltti.
Haziran ayında kurulan Dürüstlük ve Şeffaflık Denetim Kurumu başkanı Ferenc Pál Biró, eski dönemdeki yaklaşık 3,5 milyar avroluk bazı kamu ihalelerini şüpheli olarak nitelendirdi. Temmuzda ise hükümet, yasadışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı değerlendirilen varlıkları geri almak ve büyük yolsuzluk vakalarını soruşturmak üzere Ulusal Varlık Geri Alma ve Koruma Dairesi’ni kurma tasarısını parlamentoya sundu.
Bu adımların hedefi, önceki dönemde kamu kaynaklarının şeffaf olmayan biçimde dağıtılmasını düzeltmek ve devletin elinden ayrılan varlıkların geri kazanılmasını sağlamak olarak özetlenebilir. Önümüzdeki dönemde piyasada hem yapısal hem de hukuki değişimlerin etkileri daha belirgin hale gelecek.