Aylardır süren çatışmalar somut bir çözüme ulaşmadı; ABD ile İran arasında Şubat ayından bu yana devam eden gerilim, barış masasının kurulmasını engelliyor. Savaşın etkileri ise yalnızca tarafları değil, küresel ticaret ve güvenliği de derinden etkiliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’daki haftalık basın toplantısında bölgedeki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu ve ülkesinin tutumunu net bir biçimde ifade etti.
Bekayi, Umman ile yürütülen görüşmelerin temel hedefinin Hürmüz Boğazı’nda gemilerin güvenli geçişini sağlamak olduğunu belirtti. Ayrıca, “ABD ile müzakere halinde değiliz” ifadesini vurgulayarak, Washington’un deniz ablukası ve saldırıları sürdükçe boğazdaki durumun değişmeyeceğini dile getirdi.
Arabuluculuk çabalarına dair konuşan Bekayi, mevcut durumda arabulucu rolünü Pakistan’ın üstlendiğini, Katar’ın ise destekleyici bir rol oynadığını açıkladı. Çin’in bölgede çatışma ve güvensizliğin tırmanmasından kaygı duyduğunu ve daha fazla kötüleşmenin önlenmesi için çaba gösterdiğini söyledi.
Bekayi’ye göre, İran’a yönelik “saldırgan tutum” ancak güç ve caydırıcılıkla engellenebilir. ABD’nin bölgede var olan askeri üslerinin istikrarsızlığı artırdığına dikkat çekerek, bunun bölgedeki tüm ülkelerin güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti.
ABD Başkanı’nın sert açıklamalarına tepki olarak Bekayi, “Biz İranlı olarak kalalım. Kendi ahlakımız var.” sözleriyle İran’ın onur ve duruşuna vurgu yaptı; başkalarının hakaretlerine prim vermeyeceklerini belirtti.
Hazar Denizi’nde İran’a ait bir gemiye yönelik yaşanan saldırıya ilişkin Bekayi, Ukraynalı yetkililerin olayın kasıtlı olmadığını ileri sürdüğünü ancak Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin farklı açıklamalar yaptığını aktardı. Bekayi, olayın kasıtlı olup olmadığını doğrulayacak adımların atılıp atılmayacağını görmek için beklediklerini ve benzer hadiselerin tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınacağını söyledi.