Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), onuncu kuruluş yıldönümünü kutluyor. Üniversite, yetiştirdiği subay ve astsubaylarla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılamaya, milli iradeye ve vatan sevgisine bağlı nesiller kazandırmaya devam ediyor.
MSÜ tarafından paylaşılan özel video klipte üniversitenin tarihsel kökenlerine ve eğitim misyonuna vurgu yapıldı; Metehan’dan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanan milli bir hat üzerinde yüründüğü ifade edildi. Videoda ayrıca 46 dost ve kardeş ülkeden 3.429 subay ve astsubay dahil olmak üzere toplam 67.773 öğrenci ve kursiyer subayın mezun edildiği belirtildi.
MSÜ, 31 Temmuz 2016’da Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişiminin ardından Milli Savunma Bakanlığı çatısı altında kuruldu. Üniversite bünyesinde 7 enstitü, 3 harp okulu, 4 astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu gibi eğitim birimleri yer alıyor. Amaç, kurmay subay yetiştirmek ve lisansüstü eğitim vermek olarak belirlendi.
Rektör Prof. Dr. Erhan Afyoncu, atandığı dönemden itibaren askeri okulların yeniden eğitim-öğretime hazır hale getirilmesi için hızlı adımlar attıklarını, bazı yabancı tabanlı öğrencilerle koordinasyon sağlanarak 31 Ekim’de eğitim-öğretime başlandığını aktardı. Kuruluş aşamasında sivil üniversitelerden akademisyenler ve emekli askerlerin görev aldığı belirtildi.
FETÖ yapılanmasının bırakmış olduğu boşluklar nedeniyle subay ve astsubay kadrolarında azalma yaşanmış; buna karşılık askeri eğitimin süresi ve teorik ders saatleri artırıldı. Kara Harp Okulu’nda komando eğitimi okul dönemine dâhil edildi ve Dağ Komando Okulu’nda uygulamalı uzmanlık eğitimi kazandırıldı. Hava Harp Okulu öğrencileri için mukavemet eğitimleri planlandı.
Fiziki eğitim altyapısı da geliştirildi: yeni atış alanları, meskun muharebe eğitim sahaları, savunma-savaş simülasyon merkezi, aviyonik ve aerodinamik laboratuvarları, sanal gerçeklik laboratuvarları ile köprü üstü ve hızlı atış simülatör merkezleri kuruldu.
MSÜ’de ilk öğrencilerden itibaren “Demokrasi ve Sivil Toplum” dersi verilmeye başlandı; bu derste demokrasi kavramı, sivil toplumun rolü ve Türkiye’deki darbeler ile bunların ordu ve ülke üzerindeki zararları anlatarak farkındalık oluşturuluyor.
Deniz Harp Okulu’nda eğitim botları ve yelkenle uygulamalı çalışmalara ağırlık verildi; her öğrenci dönem içinde limanda ve denizde yoğun eğitim alıyor. Açık deniz eğitim süresi 20 günden 30 güne çıkarıldı. Hava Harp Okulu’nda ise öğrenci seçim kriterleri ve uçuş sayıları artırılarak uygulamalı uçuş eğitimleri yeniden canlandırıldı.
Harp akademilerinin yerine harp enstitüleri kurularak karargâh subaylığı ve komuta-kurmay eğitimleri yeniden yapılandırıldı. Artık kurmaylık iki aşamalı bir modele göre veriliyor: bir yarıyıllık Karargah Subaylığı Eğitimi (KARSU) ve iki yarıyıllık Komuta Kurmay Eğitimi. Başarılı olanlar için müşterek komuta kurmay eğitimi de öngörüldü; böylece kurmaylık tabana yayılan, performans odaklı bir sistem haline getirildi.
MSÜ, yeni savaş konseptlerine uygun olarak eğitim programlarını güncelledi. Öğrencilerin dron ve insansız sistemleri etkin şekilde kullanabilecek donanım ve bilgiyle mezun olmaları hedeflendi. Dron eğitimi 84 saatlik zorunlu ders olarak programa alındı; yerli eğitim dronu geliştirildi ve dron tamir atölyeleri planlandı. Astsubay okullarında İHA Teknoloji Ön Lisans programı açıldı ve denizde insansız deniz aracı (İDA) eğitimi başlatıldı.
Ayrıca elektronik harp ve siber savunma alanlarında laboratuvarlar kurularak uygulamalı eğitimlere yer verildi; bu sayede mezunların modern muharebe şartlarına hazırlığı güçlendirildi.
Sonuç olarak, MSÜ on yıl içinde hem eğitim içeriklerini hem de altyapısını yeniden kurgulayarak modern, çok disiplinli ve uygulamaya dönük bir askeri eğitim modeli oluşturdu; bu model, Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarına uygun nitelikli subay ve astsubay yetiştirmeyi amaçlıyor.