Ankara’da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi’nin ilk gününde öne çıkan konuşmalar, Avrupa’nın savunma kapasitesi ve transatlantik dayanışma vurgusuyla şekillendi. Liderler, mevcut güvenlik tehditleri karşısında birlikte hareket etmenin ve savunma altyapisini güçlendirmenin önemine dikkat çekti.
Katılımcı liderler, hem NATO’ya hem de Avrupa Birliği içindeki ortak savunma çabalarına güçlü bir destek mesajı verdi; mali taahhütlerden savunma sanayi işbirliğine kadar çeşitli konular masaya yatırıldı.
Mark Rutte, NATO için yalnızca askeri hazırlığın değil, aynı zamanda finansal kaynakların ve altyapının kritik olduğunu belirtti. “Rus tehdidiyle karşı karşıyayız” diyerek, Rusya’nın Kuzey Kore, Çin ve İran ile işlevsel ilişkilerine işaret etti ve naif olunmaması gerektiğini vurguladı. AB üyelerinin büyük bir kısmının NATO üyesi olduğuna dikkat çekerek, kolektif dayanışmanın gerekliliğini savundu.
Antonio Costa, NATO ve AB arasındaki stratejik işbirliğinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Üye devletlerin taahhütlerini yerine getirmesinin önemine değinerek, Avrupa’nın kendi savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi ve Ankara’dan güçlü bir güven mesajı verilmesinin önemini vurguladı.
Ursula von der Leyen, “Güçlü Avrupa, güçlü NATO’dur” ifadesiyle AB’nin savunma çalışmalarına verdiği önemi özetledi. 2030’a kadar savunma sanayine 800 milyar avroluk bir hedef belirlediklerini aktararak, hem ortak tedarik hem de Ukrayna ile işbirliklerinin artırılmasının gerekliliğine işaret etti. von der Leyen, Ukrayna’nın saha deneyimi ve yenilikçi yaklaşımının AB savunma kapasitesine katkı sağlayacağını söyledi.