Ortadoğu’daki sevkiyat aksaklıkları ve artan siyasi gerilimler, küresel enerji piyasalarında sert yükselişlere yol açtı. Husi milislerinin Suudi enerji altyapısını hedef alması ile İran’ın ABD’ye yönelik ekonomik tehditleri, petrol fiyatlarını haftalar içinde önemli ölçüde yukarı çekti.
Bu gelişmelerin sonuçları akaryakıta zam endişesini gündeme getirdi; olası artışlar, vergi yükleriyle birlikte sürücülerin cephesinde maliyetleri daha da artırabilir.
Brent vadeli işlemleri 24 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviye olan 99,46 dolar‘a ulaşırken, WTI ise 8 Haziran’dan bu yana en yüksek düzey olan 94,73 dolar‘a çıktı. Piyasalardaki bu sıkışma, kurumların kısa ve orta vadeli öngörülerini yeniden gözden geçirmesine neden oldu.
Goldman Sachs, Körfez’deki sevkiyat sorunlarının uzun süre devam edebileceği değerlendirmesiyle 2026 ve 2027 için Brent ve WTI tahminlerini varil başına 5 dolar artırdı. Kurum, tedarik şokunun derinleşmesi halinde Brent’in 120 doları aşabileceğini; ters senaryoda ise 60 dolara gerileyebileceğini belirtti.
HSBC ise Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin kalıcı etkilerine işaret ederek, piyasanın bozulmuş yeni bir normale uyum sağladığını kaydetti ve 2026–2027 Brent tahminlerini sırasıyla 90 dolar ve 85 dolar olarak revize etti. Banka, piyasanın 2027 ortasına kadar dengeye tam olarak gelmesini beklemiyor.
Aşağıda, farklı aracı kurumların açıkladığı önemli tahmin ve tarihlerin özeti verilmiştir. Bu veriler, piyasa görüşlerinin ne kadar değişken olabildiğini gösteriyor:
Not: Kurumların tahminleri, jeopolitik gelişmelere ve arz-talep dinamiklerine bağlı olarak hızla değişebilir; bu nedenle piyasa katılımcıları kısa vadeli haber akışını yakından izlemelidir.